1hayat3melek / instagram
Resim kaynak : www.joojoo.me
kardes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kardes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2014 Perşembe

Ameliyat Sonrası

Duyduğum ses ve gözyaşlarım beni kendime getiriyor.
Bir an rüyada mıyım diye düşünüyorum ama başka sesleri, hareketlenmeleri duydukça iyice kendime geliyorum.

Narkozun etkisiyle idrak edemiyorum ki " Temizsin demek ne demek" diye soruyorum hemşire.
"Belki kemoterapiye bile gerek kalmayacak" diyor.
İçimi bir mutluluk kaplıyor.

Sonra neredeyse burnuma kadar gelen ve gözlerimin önünü kapatan beyaz çarşafa kafayı takıyorum ama korkumdan kolumu bile kıpırdatamıyorum ki.
Duvardaki saate takılıyor gözüm.
Saat 08.00
Cihan hocanın dediği gibi 3 saatlik ameliyatı karnımdaki meleğimden dolayı 45 dk da tamamlamışlar gerçekten diye düşünüyorum. Karnımdaki kızımın hareketlerini dinlemeye çalışıyorum. Ama onda da ses seda yok. Narkozun etkisiyle beraber o da benim gibi uyuyordur herhalde diye umut ediyorum.  

Sonra ilerden birinin  mutlulukla , aşkla , şefkatle bana doğru yaklaştığını görüyorum.
Onu bir kere daha görebildiğim için yine Allah'a şükrediyorum.

Ameliyatım 45 dk sürmüş, ben hiç bir şey anlamamışım ama gözlerinde sanki bir asrı yaşamış olan eşimin sıcaklığını hissediyorum saçlarımda.

Birbirimize tekrar kavuşmanın sevinciyle bakıyoruz birbirimize öylece.
O da bende gözyaşlarımızı saklıyoruz birbirimizden.Sonra ben kafayı taktım ya bir kere , burnuma kadar gelen çarşafın ne olduğunu soruyorum.
"İndirsene şunu" diyorum ama üstüne bastırınca kebapçılardaki pofuduk ekmekler gibi tekrar şişiyor. Sebebini ise nevresimi kaldırınca anlıyoruz.
Üşümeyeyim diye nevresimin altına sıcak hava borusu koymuşlar meğerse :)

Bir kaç dakika sonra da asistan doktor ile hemşireler geliyor.
Yukarı çıkmaya hazır mısınız deyip beni diğer sevdiklerimin yanına götürüyorlar.

 Ablalarım , can dostlarım, sevgili direktörüm ve sevgili genel müdürüm beni sevgiyle kapıda karşılıyorlar.Sevgili direktörüm ve genel müdürüm hem hamileyim hem de enfeksiyona açık olduğum için uzaktan uzağa  geçmiş olsun dileklerini iletip gidiyorlar.

Ben ise yeni yeni kendime gelmeye başlamışım ama aşermeyi unutmuyorum.
Kayısı kompostosu istiyorum diyorum ısrarla. Ameliyattan çıktığın için 1-2 saat beklemen gerek diyorlar.
Şımarık bir çocuk gibi mızırdanıyorum...
Sonunda ise beklediğime değiyor.

Çünkü hasta yemeği olarak bana kayısı kompostosu geliyor. Şaşırıyoruz hep bir yandan...

Bir kolumu ameliyattan bir kolumu da serumdan dolayı hareket ettiremediğim için ablam kaşıkla içermeye çalışıyor ama hemen ablama bardağa dökmesini ve öyle içirmesini söylüyorum.
Büyük bir mutlulukla kana kana içiyorum :)

Arada yapılan kontroller ne mutlu ki ziyaretime gelen sevdiklerim , telefon görüşmelerim , whatsup yazışmalarım eksik olmuyor.

Ben ise kolumu kıpırdatmaya hatta bakmaya korkuyorum.Yemeğimi bile ablam yediriyor.

Akşam üstü 16.00 gibi Cihan hoca ve ekibi geliyor.
"Ameliyatımız çok başarılı geçti kitleyi aldık ve koltuk altındaki tüm lenfleri temizledik" diyor.
Yoğun bakımdaki hemşirenin "Temizsin"demesi geliyor aklıma.
"Sonuç nasıl peki" diye soruyorum.
"Sonuçları bir kaç gün sonra patoloji raporunu aldıktan sonra söyleyebiliriz" diyor büyük bir ustalıkla."Bundan sonra dikkat etmen gerekecek şeyler olacak diyor. Bebeği de riske atmadık 45 dk da hallettik bu işi" diyor.
Asistanlarına da bir kaç talimat verip tam yanımdan ayrılmak üzereyken, o delice merak ettiğim soruyu soruyorum.

"Kolumu ne zaman hareket ettirebileceğim Cihan hoca" diyorum.
 "Nasıl yani sen kolunu hareket ettirmiyor musun" diyor şaşırarak.

Bende "Yooo, nasıl hareket ettireyim" dememe kalmadan ameliyatlı kolumu kavrayıp yukarı doğru kaldırmaya çalışıyor.
Ama ben acımdan , korkumdan pek müsaade etmesem de "Bu kolunu sıcağı sıcağına hareket ettirmelisin ki ilerde problem yaşamamalısın" diyor.
Hak veriyorum ama canımın acısından da dayanamıyorum ki.

Canımı acıta acıta , beni bağırta bağırta kolumu alıp başımın üstüne kadar kaldırıyor.

"Bol bol egzersiz yapacaksın , gelip anlatacak sana arkadaşlar " deyip ekibiyle beraber tam odadan çıkacakken başımın üstünde kalan kolumla beraber Cihan bey'in arkasından bağırıyorum.

"Hocam kolumu kaldırdınız ama bir zahmet bir de indirin diyorum" munzurca...

29 Mart 2014 Cumartesi

Kızımız Geliyor...



Haftalar geçti...2'li tarama zamanı geldi çattı.
Ultrasonla her şeyi kontrol edildi oh çok şükür her şey normal.

Peki cinsiyeti?

%50 kız % 50 erkek dedi doktorumuz ... Nasıl yani? :) Ama % 50 erkek % 50 kız da diyebilirdim dedi. Mesaj alındı...

Daha evlenmeden hayalimizdi 2 çocuk. Yavrumuz bu dünyada tek başına kalmasın istedik.
3 yaşındaki oğlum için kız yada erkek fark etmez dedik istedik ki bize bir şey olduğunda sığınabileceği bir kanı bir canı olsun.

Üzerinden bir kaç hafta daha geçti cinsiyetimiz tam olarak belli oldu.

Kızımız Defne geliyordu kısmetse.